GEÇ GELEN DATÇA YAZISI GÜNEŞİ GERİ GETİRSE

Son postumun üzerinden nerdeyse 1,5 ay geçmiş. Amanın zaman giderek hızlanıyor mu sanki yoksa işlerin yoğunluğundan insanın zamana dair algısı yanılsamalara mı uğruyor. Son zamanlarda bu konu aklıma sıklıkla geliyor ve fakat düşünce boyutundan öteye geçemiyorum.

Bütün yaz heyecan ve sabırsızlıkla beklediğimiz yaz tatilini, maalesef benim işlerimin yoğunluğu sebebiyle; ancak Ağustos sonu Eylül başı itibariyle Ramazan bayramına denk getirebildik. Son birkaç senedir yaz tatili için adres düşünmez olduk zira birkaç sene önce keşfedip de kalbimizi orada bıraktığımız, bulduğumuz her fırsatta gidip doya sıya keyfini çıkardığımız bir yer var; Datça…

Şezlonglu şemsiyeli plajlara dönüşmemiş bakir koylarıyla; kırmızı denizyıldızlarına, içlerinde antenli sarı siyah kostümlü canlıları yaşayan tritonlara, ahtapotlara ve neşeli balıklara hala ev sahipliği yapabilen turkuaz mavisi deniziyle ruhumuzu tamamen fethetti bu coğrafya. Turizm patlaması yaşayan sahil beldelerine inat yerli Datça insanının naifliğini hala muhafaza etmesi, dalından koparılıp önümüze gelen tazecik Datça bademlerinin sütlü sütlü lezzeti, zeytinliklerin arasından denize ulaşan köy yolları; bu köy yollarında kapari, incir ve taze badem satan köy insanlarına dair detaylar huzur ve mutlulukla özdeşleşti zihnimde.

Datça’da ne yapılır, neresi gezilir, ne yenilir, ne içilir konusunu kendi penceremden dillendirmek istiyorum elbette ama bu yazımda öncelikle son seyahatimize ekstra keyif katan bir mekandan söz etmek istiyorum. Yakamengen’i 2 sene önceki Datça seyahatimizde Datça balı almak üzere gittiğimiz Datçam Balhanesinin’ın karşısında yer alması itibariyle tesadüfen keşfetmiştik.

Yakaköy’de asırlık bir zeytinyağı işliğinden restore edilerek dönüştürülen bu kafe restoran, hiç beklenmedik bir anda pek sempatik bir köyün evleri arasından karışınıza çıkıveriyor. Yakamengen’in Datça’nın en ilginç ve keyifli mekanlarından birisi olduğunu söyleyebilirim. Bu seneki seyahatimizde de 2 sene önce yaşadığımız tesadüfün peşine düştük. Datçam referansından yola çıkarak Yakamengen’i yeniden bulduğumuzda pek bir sevindik doğrusu. Zira Datça’nın muhteşem doğal güzelliklerine rağmen fazla turistikleşmemiş olması, damak tadına düşkün olanlar için yemek yenilecek mekanlar konusunda biraz kısıtlılık yaratabiliyor. Bu kısıtlılık içerisinde Yakamengen gibi butik ve kalite bir mekanla karşılaştığınızda şaşırmakla kalmıyor sevincinizi de gizleyemiyorsunuz.

İncir ve zeytin ağaçlarının bulunduğu bahçesinde yaşanılan yemek keyfinin akabinde ortamın sunduğu rahat minderlere ve hamağa yayılıp kuş ve böcek sesleri eşliğinde öğlen güneşinin geçmesini beklemek bir süre sonra alışkanlık yapabilmekte. Mutfaklarında taze ve yerli üretim malzemeler kullanarak oluşturdukları yaratıcı, sade ve özgün menüleri de İstanbul’un şık bistrolarıyla yarışabilir nitelikte. Sahiplerinin sohbetsever ve samimi tavırları da eklenince Yakamengen, “değmeyin keyfime” bir mekana dönüşüyor. Bizim neler neler yediğimize gelince:

Soldan sağa; mantarlı muska böreği, havuç yoğurtlama, cevizli biber, fesleğenli mozarella, Datça bademli kabak mezesi, komşunun salatası, humuslu deniz börülceli karışık meze tabağı, fırından yeni çıkmış sıcacık zeytinli poğaçalar
Yakamengen usulü portakallı tavuk – pek yaratıcı ve lezzetli bir yemek

 pazılı ravioli – tam benlikti – bayıldım

Yakamengen usulü spaghetti bolognese

Yakamengen’in özel tatlısı; portakal soslu, Datça bademli muhallebi – yaz için harika bir tatlı alternatifi – bayıldımÇikolatalı dondurma eşliğinde, çikolata soslu mozaik pasta – keyifle yediğim mozaik pastalar listesine girdi

Yolunuz Datça’dan geçerse Yakamengen’e uğramayı ihmal etmeyin. Datça hikayeleri sonraki yazılarda devam edecek.

Bu yazı Lezzet Durakları, Seyahat kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

GEÇ GELEN DATÇA YAZISI GÜNEŞİ GERİ GETİRSE için 5 cevap

  1. ayşegül der ki:

    muhteşemm:))
    resimler bitirdi beni gece gece:)
    ahhh o taşş evv yada cafee:))
    ne hoşş bir mimaridir öyle…
    sayenizde gönlümüz bayram etti…
    sevgilerimle:))

  2. datçaya gitmedim hep merak ederim sayende gitmiş kadar oldum fotolar çok güzel canım görüşmek dileğiyle sevgiler

  3. dokuzuncubulut der ki:

    Bu sene geçti inşallah seneye:(( Çok sevdim üstelik bize de yakın.
    Güzel paylaşım için teşekkürler Ebru’cuğum:)

  4. Hülya der ki:

    Ahh Datça’yı hatırlattınız bana…

  5. Nesliname der ki:

    insallah bir gün yolum düserde gideriz Ailecek 🙂 Muhtesem hepside yemekler doga fotograflar harika…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


5 − bir =